5 Oca, Per, 2012

Mersin’de Nüfusun Yüzde 98’i Deprem Riski Altında

 

Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Selim İnan ile deprem, depremin zararları, Van depremi ve Mersin’in depremselliği ile ilgili bir söyleşi yaptık. Türkiye’de nüfus yerleşimlerinin genellikle fay hatları üzerinde yoğunlaştığını, birçok kentin fay hattı üzerinde kurulduğunu belirten İnan, “

Nüfusun yüzde 98’i deprem riski altında

” diyor.

Depremin doğasından kaynaklanan zararlardan çok insan kaynaklı zararlara dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen İnan, insan kaynaklı zarar faktörlerinin başında imar yanlışlıkları, yapı denetimi eksikliklerinin geldiğini belirten İnan, deprem konusundaki eğitimsizliğe de dikkat çekiyor. İnan’a göre, halkın deprem konusunda eğitilmesi için ilköğretim çağlarından itibaren ders müfredatlarına alınması gerekiyor. 

-Deprem nedir ve nedenleri nelerdir?

Selim İnan: Deprem yer içinde ya da yeraltında birikmiş olan gerilme enerjisinin aniden boşalmasıdır. Bu kayaçların içine bir takım enerjilerin birikerek bu kayaçlarda enerjinin birikerek gerilmelere yol açmasıdır. Bu kayaçlardaki gerilmelere neden olan faktörlerden en önemlileri bir bölgede volkanik faaliyet varsa volkan faaliyete geçtiği sırada volkanların içerisindeki gazlar çevreye basınç yaparak kayaçlara gerilim uygular, kayaçlarda sallantılar başlayarak deprem oluşur. Bir bölgede mağara sistemi var ise büyük boşluklar var ise yeraltında taban kesimleri çökerse deprem oluşabilir. Nükleer patlamalarda çevreye yer sarsıntıları verebilir. Bu bahsettiğim üç neden yerel alanlarda etkilidir. Dünyada meydana gelen depremlerin yüzde 95’i tektonik kökenli depremlerdir, yerin içinden kaynaklanmaktadır. Bunların kaynağı yerin içinden kaynaklanmakta ve bunlara neden olan faktörler faylar ve kırıklardır. Depremin oluşmasının ana nedeni levha hareketleridir.

-Deprem zararlarının ana nedenleri nelerdir?

S.İ: Depremlerin verdiği zararlara baktığımızda depremlerin bir insan kaynaklı bir de depremin doğasından kaynaklanan zararları vardır. Depremin doğasından kaynaklanan zararları gidermemiz mümkün değildir. Depremin doğasından kaynaklanan zararlar nelerdir? Depremin büyüklüğü, depremin süresi, depremin zamanıdır. Bu faktörler depremin doğasından kaynaklanmaktadır. İnsan kaynaklı faktörlerin başında ise nüfus yoğunluğu gelir. Genellikle Türkiye’de nüfusun yoğun olduğu yerler faylara karşılık gelmekte. Kuzey Anadolu fay hattımız vardır. Bu fay 1500 km uzunluğa sahip olmakla birlikte üzerinde birçok kent bulunmaktadır. Türkiye’de nüfusun çoğu bu fay üzerinde yer alıyor böylece daha fazla insanın zarar görmesine neden olunuyor.

Bölgenin jeolojik özellikleri, inşaatlarını yaptığınız yerleşim yerlerinin zeminlerinin kötü olup alüvyonel zemin olması, deprem sonuçta bir dalga olayıdır ve deprem dalgalarının gevşek zeminlerden geçip depremin etkisi artarak daha fazla zarar verip depremin şiddetini artırır. Kocaeli depremi,Van depremi, Düzce depremi, Ceyhan depremi bunların hepsi gevşek alüvyonal zeminlerden kaynaklanan zararlardır. Yapı kalitesi, inşaat kalitesi, inşaatlarda kullanılan malzemelerin kalitesi, çok katlı bina yapımı gibi faktörler depremde çok büyük zararlar görmemize neden oluyor. Eğitimsizlik de büyük bir faktör. Halk deprem konusunda bilinçli değil. İlkokuldan başlayarak okullarda doğal afetler ile ilgili dersler konulmalı. Belirli konferanslar, programlar düzenlenip halk bilinçlendirilmelidir çünkü Türkiye’nin yüzde 98’i deprem riski altındadır. Bir başka etken ise deprem öncesi, sırası ve sonrasındaki koordinasyon eksikliğidir.

 

-Van Depremi, hangi levhaların sıkışması ile meydana gelmiştir? Komplo teorileri ile ilgili ne düşünmektesiniz?

S.İ: Komplo teorilerine inanmamamız gerekiyor. Eğitimli bir toplum olduğumuz sürece yalan yanlış uydurma komplo teorilerine inanmamız lazım. Yani artçı depremler depremin doğasından kaynaklanmaktadır. O bölgedeki kırılmanın kayaçlardaki enerjinin azalması artçı depremleri oluşturur. Van’da Kasım sonuna kadar 2700’e yakın artçı deprem olmuştur.

-Van’da bu aşamadan sonra zararı önleyici, iyileştirme amaçlı neler yapılabilinir?

S.İ: 150.000 binadan 25.000 ev oturulamaz hale gelmiştir. Van için yeniden bir imar planı ve mikro bölgelendirme çalışması yapılmalıdır. Zemini gevşek olan yerlere çok katlı bina yapılmamalıdır. Yapılacak olan inşaatların denetimlerinin iyi yapılması gerekmektedir. 2007’de çıkarılan deprem yönetmeliğine uyularak yapıların yapılması gerekmekle birlikte Van Gölü’ne uzak yerlerde yerleşim alanları kurulmalıdır.

-Yapı denetimi nasıl sağlanmalıdır?

S.İ: Benim fikrimce yapıların yapı ruhsatlarının bağımsız kuruluşlara verilmesi gerekmektedir. Denetimlerin yeterli olarak yapılmadığını görmekteyiz. Bir yapıyı denetleyecek firmayı inşaatı yapan firmanın belirlemesi pek sağlıklı olmamaktadır. Çok fazla imar affının çıkması sağlıksız yerleşim alanlarının doğmasına yol açmaktadır. Gelişmiş ülkelerde böyle bir af söz konusu değildir.

 

-Mersin içinde aktif faylar mevcut mu? 

S.İ: Mersin’in doğusunda Ölüdeniz fayı bulunmakta bu fay geçmiş dönemlerde depremler üretmiştir. Hemen kuzeyinde Doğu Anadolu fayı var, bu da deprem üretmiştir. Mersin’in tam içerisinden geçen büyük deprem üretmiş bir fay yok ancak Mersin’in en büyük tehlikesi çevresinde 7 ve üzerinde bir deprem olursa Mersin etkilenir çünkü alüvyonal zemin üzerinde çok katlı binalar yapılmasından dolayı zarar görebilir. Bu yüzden Mersin’in yeni bir imar planına ihtiyacı var.

Haber: 
YAĞMUR ÇELİK

Yazar Hakkında

Yorum Yapın

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong> <font color="" face="" size=""> <span style="">

Mersin Yenişehir "Yenişhir'in İlk Haber ve Yaşam Portalı"